13 Haziran 2025 Cuma

~1 Yılın Sonu ~

 Okula alışmam zaman aldı açıkçası ve sınıfımdan memnunum, hepsi sıcakkanlı. Derslerim olsun, yeterince katılım göstermeye çalışıyorum ve bu sene elimden gelenin en iyisini yaptığımı düşünüyorum. Lise bana bir yakın arkadaş verdi, samimiyetsizlikten uzak, en doğru arkadaş... Onu seviyorum.

Bu yıl benim için sadece derslerden ibaret değildi; aynı zamanda kendimi tanıdığım, neyi sevip neyi sevmediğimi fark ettiğim bir süreçti. Yeni ortamlar bazen zorlayıcı olabiliyor ama insan alıştıkça güzellikleri de daha çok görmeye başlıyor. Özellikle edebiyat dersi ve rehberlik dersinde göstermek anlatıldığından ötürü daha çok aklımda kalıyor.

Bunun yanında matematik dersinde zorlandığım zamanlar da oldu ama pes etmedim. Konuları anlamak için ekstra çaba gösterdim. Tarih dersinde geçmişe yapılan yolculuklar ilgimi çekti, bazı dönemleri merakla takip ettim. İngilizce dersinde hem eğlendim hem öğrendim, yeni kelimeler keşfetmek hoşuma gitti. Biyoloji dersinde insan vücudunu ve doğayı anlamak bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Kimya ve fizik bazen karmaşık gelse de mantığını kavradıkça daha keyifli hale geldi. Görsel sanatlar dersinde ise kendimi daha özgür hissettim, çünkü düşüncelerimi ifade etmenin farklı yollarını keşfettim.

Genel olarak geriye dönüp baktığımda, bu yılın bana kazandırdığı şeyler, başta zor gibi görünse de oldukça değerli. En güzeli de, artık yanımda gerçekten "benim" diyebileceğim bir arkadaşımın olması. Bu yıl belki tamamen kusursuz değildi ama ben elimden geleni yaptım, ve bu bana yetiyor.

6 Haziran 2025 Cuma

Her Anısıyla Bayramlar

 Bayram sabahları içimi hep ayrı bir heyecan sarar. Mis gibi temizlik kokan ev, erkenden kalkmanın o tatlı telaşı, annemin mutfakta sessizce hazırladığı kahvaltı... Çocukluğumun bayramlarına gittiğimde ise, en çok o eski köy sabahlarını hatırlıyorum. Bahçede giydiğim yeni kıyafetler, sobada ısınan suyla yapılan son hazırlıklar, kapının önünde bekleyen komşu çocukları… Şimdi şehirdeyiz, her şey daha hızlı ve biraz daha sessiz sanki. Ama aklım hâlâ o toprak yollarda, annemlerin evinin önündeki dut ağacında, ve kapı kapı dolaşıp şeker topladığımız o bayram sabahlarında.

Bu bayram, annemle birlikte anneannemin mezarını ziyaret ettik. Her bayramda yaptığımız gibi, sabah erkenden yola çıkıp mezarlığa gittik. Yanımızda getirdiğimiz çiçekleri bıraktık toprağına, annem dualarını fısıldarken ben sessizce etrafa baktım. Mezarlığın içindeki o derin sessizlik, bana yine o köyü hatırlattı. Bayram sabahları anneannemin elini öpüşüm, sobada pişen çayın kokusu, o küçük mutfağın içindeki neşe... Şimdi hepsi bir anıya dönüştü ama kalbimde hâlâ sıcacık duruyor.

Bayramlar belki artık eskisi gibi kalabalık değil, belki bazı sandalyeler boş ama yine de insanın yüreğini ısıtan bir tarafı var. Hâlâ kapı çalan çocuklar oluyor, hâlâ bir tabakta tatlı gönderiliyor komşuya. Hâlâ annem, evden çıkmadan önce "Elini yüzünü düzgün yıka, bayram bu!" diyor. İşte bu küçük şeyler yaşatıyor bayramı bize.

Köyden uzak, sevdiklerimizden eksik de olsak... Bayram, insanı hep ait olduğu yere döndürüyor. Kalbe, geçmişe, köklere. Ve belki de bu yüzden bu kadar kıymetli oluyor her geçen yıl.

İhtişamlı Tavus Kuşu

 Fabl  Adımları Tema:   Açgözlülük   Verilmek istenen mesaj:   Açgözlülük, insanın sahip olduklarını çoğaltmaktan ziyade elindekilerini değe...