28 Şubat 2025 Cuma

Eskişehir

 Anadolu’da yer alan Eskişehir Hititler’den Frigler’e, Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan bir geçmişin olup her köşesinde bir tarih izleri barındırıyor.

Eskişehir muazzam bir şehirdi. Biz Antalya’ya giderken oraya sadece iki günlük zaman ayırabilmiştik. Gezmeye Eskişehir’in en eski yerleşim yerlerinden biri olan Odunpazarı’ndan başladık. Bir sürü Osmanlı tarihinden kalma ahşap evler, taş döşemeli sokaklar sizi adeta büyülüyor ve Osmanlı zamanlarına götürüyordu.Ayrıca bu bölge birçok müzeyi de barındırıyor. Bu atmosferi tatmanızı tavsiye ederim. Özellikle okuduğum bir bilgiye göre bu bölge UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alıyor.

Eskişehir içerisinde bulundurduğu bir diğer kültürel mirası ise Frig Vadisi. Ben tarihe meraklı birisiyim ve bu gibi tarihi barındıran şeyler çok ilgimi çekiyor. Frig Vadisi’nin içerisinde Frigya’lılara  ait kayaların olduğu anıtlar gibi mimari eserler bulunuyor. Gerçekten tarihi oldukça zengin bir şehir. 

İki güne sığdırabildiğimiz son şey ise Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı’ nda bulunan Masal Şatosu’ydu. 2014 tarihinde yapılan bu yapı “Her şey Çocuklar İçin” sloganıyla açılmıştır. Tahmin ediyorum ve içini gezip gördüğüm için çocukların hayal dünyasına bir takım göndermeler yapılmıştır. Bu yapı da kat kat çıkılan ve içerisinde çeşitli oyun kahramanları, çocuk hikaye kahramanlarının heykelleri bulunmaktadır. 

Aşagıda gördüğünüz resim Masal Şatosu’nun dışarıdan çekilmiş bir fotoğrafıdır.




21 Şubat 2025 Cuma

SENSİN BİLİRİM

 SENSİN BİLİRİM


Bu gece yine düştün aklıma

Ateşin harmanı kadar sıcak

Tıpkı bir volkan gibi uykumda,

Ferhat ile Şirin’i anacak. 

 

Kapıldım düşlerin hatırına,

Sevdanın büyüsüdür, bilirim.

O gamzeni her çıkardığında,

İki çukur sonumdur, bilirim.


Unutamıyorum gözlerini,

Yerimi sevdim seni beklerken.

Ölmeye mahkum bıraktın beni,

Aklımın izinde yer alırken.

Ecrin ÇAMLI  

14 Şubat 2025 Cuma

Bir Beyaz Orkide

 


Sabahın ilk ışıkları tamda bana vuruyordu. Beyaz rengi yapraklarıma masaj yapan güneş ışıkları sabah olduğunun göstergesiydi. Ece beni odasının en güzel yerine koymuştu. Benim ona verdiğim enerjiye hayran kalarak bana çok iyi bakıyordu.

Her sabah yaptığı gibi bu sabahta benimle konuşarak güne başladı. Hep ona iyi geldiğimi söylüyor ve beni  özel olarak yaptığı karışım ile suluyordu. Bugün sanki içimde bir kötü his vardı sanki bir şey olacakta dünyamız başımıza yıkılacak gibiydi. İçimdeki hissi bir kenara bırakıp Ece ile konuşmaya devam ettim.Gözüme çarpan takvim ile bugünün 07.08.2024 olduğunu öğrendim. Bugün pazardı herkes evde ve evin için de bir huzur kokusu vardı. Mutfakta dönen konuşmaları bende duyabiliyordum. Ece annesinin göğüsünde bir ağrı sonucu çekildiği önlem amaçlı olan röntgen ve pet CT sonuçlarının gelip gelmediğini soruyordu. Evet bu konudan ben de haberdardım ve her an olacak şeylerden çok korkuyordum. 

Aslında hikaye burdan sonra başlamıştı.O gün her şey yolunda gidiyordu ta ki Elif yani Ece’nin  ablası sonuçlara bakana kadar. Tüm evdeki soğukluğu ve acıyı bir ağustos gecesinde hissetmiştim. Evdeki kalp ritimleri hızlanmış herkes korku ve telaş içerisindeydi. İşte o günden sonra ne ben eski beyaz orkide olabildim ne Ece kendi Ece  olabildi ne de artık eski huzur.

O akşam annemin diyorum çünkü Ece ve ben kardeş gibiydik. Annemin göğsünde bir kitle olduğunu ve ikinci dereceden kanser olduğunu öğrendik. Hem bunları söylerken hemde yazarken yapraklarım tekrar tekrar titriyor vücudum sıcak ama bana soğuk hissettiriyordu. 

Yaklaşık 1 ay sonra annemizin ameliyat günü belirlendi. Yine Eceler  konuşurken bende duymuştum ki biz çok erken fark etmiştik ve hemen ameliyat kararı alındı. Eğer erken fark etmeseydik ki bu ihtimali bile düşünmek istemiyordum. Hala tüm aile perişandı çünkü kimse kabullenememişti ve hala inanmıyordu. Herkesi çok iyi anlıyordum.Sanki  beni gövdemden ikiye bölmüşlerde her geçen gün o en acılı,en kanayan bölgeme tek tek hançer saplıyorlardı. 

Evet ameliyat çok güzel geçmişti şükürler olsun. Beni de hastane duvarının dibine koymuşlardı arada sırada gelen giden oluyor , bana iltifat ediyor ve Ece parlayan gözlerle beni süzüyordu.Emindim ki içinde yaşadığı savaşlar çok fazlaydı bana kendisini anlattığı kadar kimseye anlatmamıştı onu herkesten iyi tanıyordum. Gelip giden insanların gülümsemesi annemin yüzüne güller açtırıyordu. 

Zar zor da olsa hastaneden ayrılabilmiştik. Arabaya biner binmez o hastane kokusu gitmişti ve benimde kuruyan bir yaprağım Ece’nin kollarına kavuşmuştu. Arabada konuşulan konular sadece ileri ki süreç içindi. “Yaklaşık 6-7 aylık bir kemoterapi süreci var.” Dedi Elif. Kemoterapi kelimesini hiç duymamıştım ama dün akşam Ecrin ile sohbet ederken gerçekten zor bir süreç olduğunu anlamıştım. 

Günler günleri haftalar haftaları kovalarken annemiz artık daha iyiye ilerlemesi gerekirken daha kötüye gidiyordu. Artık bende kendimi iyi hissetmiyordum resmen canlılığım gitmiş rengim bile beyazdan kirli bir kahverengine dönüşüyordu.Artık annem için çok endişeleniyordum ve gerçekten dayanacak gücümüz kalmamıştı. Ece her gece yanıma gelip ağlıyordu ve onu teselli ediyordum ama bir yandan da içim kan ağlıyordu.

Yine “nefes aldıkça umut var” sözünün içimde yaklaşık bin kere dolaştığı bir sabahtı. Kar ile karışık yağmur yağıyordu. Mevsimin bile kış olduğunu algılayamacak kadar kötüydüm. Tarih 13.02.2025’ i gösteriyordu bir anda kulaklarıma dolan bağırışlar ile ne olduğunu anlamaya çalıştım. Korkuyordum ve korktuğum da başıma gelmişti annem fenalaşmıştı ve aceleyle herkes evden çıkmıştı. Kaç saat olduğunu bile bilmiyordum ama asla zaman geçmiyordu. Tik tak tik tak sanki kafamda öten saate baktığımda gece 22.43’tü yaklaşık on iki saattir evde kimse yoktu ve ben üzüntüden kendime gelemiyordum. Sonrasını bende hatırlamıyorum çünkü uyumuştum.

Sabah uyandığımda işte evde ölüm sessizliği vardı evet gerçek bir ölüm sessizliği. Herkes başını kapatmış ve ürkütücü bir biçimde içeriden gelen dua sesleri beni ne gördüklerime inandırabiliyordu ne de duyduklarıma. Ece neredeydi? Nedem dua okunuyordu? Neden bağırışlar, hıçkırıklar… Kendimi kaybedecek gibi oluyordum. 

Artık ortalık biraz daha sakinleşince Ece bana kıpkırmızı gözlerle bana bir açıklama yapmaya geldi. Anlattığı şeyler zihnimde tekrar tekrar dönüp dolaşıyor onun için çok değerli olduğumu söylüyordu. Beni annemizin mezarlığına götürmüştü ve yine kendini tutamayıp ağladı. Saatlerce ağladı. Hoca da dua okuyup gitmişti sadece ben Ece ve annemiz baş başa kalmıştık. Ece beni mezarın baş kısmına doğru yerleştirdi oysa ben burada 3 gün bile zor dayanırdım çünkü hava karlıydı ve ben bu a dayanabileceğimi zannetmiyordum. Benim için doğru olanın bu olduğunu söyledi ve yazılı bir kağıdı kurdele ile bana bağlayıp gitti.

Notta ise “ En beyaz kar yağınca ANNEM gelicek” yazıyordu.


7 Şubat 2025 Cuma

İlk Yardım Nedir?

 Bugün bloğuma seçtiğim konu “İlk Yardım Nedir?” ve “ Nasıl Uygulanır?”. Özellikle bugün de okulda ilk yardım ile ilgili daha ayrıntılı konulardan bahsedince bende bir bilgilendirici metin yazmaya karar verdim.

 İlk Yardım Nedir? 

İlk yardım, hastalık ya da kaza ile karşılaşıldığında sağlık görevlilerinin yardımı gelinceye kadar, sağlık görevlileri olay yerine gelinceye kadar bu konuda eğitim almış sertifikalı kişilerin, herhangi bir ilaçlı müdahale yapmadan yaptığı hayat kurtarıcı müdahalelerdir. 

Özellikle sarı ile çizdiğim yer ilk yardımda çok önemlidir. Çünkü hayat kurtarıcı bir müdahaleyi öldürücü müdahaleye dönüştüren şey de hiç bir şey bilmeden yapılan müdahalelerdir.

Örneğin olası bir kaza durumunda DSÖ verilerine göre kazalardaki ölümlerin %10’nun ilk beş dakikada, %50’ si ilk otuz dakikada olduğundan kaybedilen her zaman dilimi, ölüm oranını arttırmaktadır. Herhangi bir hayatı durum söz konusu olduğunda 112 acil çağrı merkezinin aranması gerekmektedir.112 acil arandığında karşıdaki kişiye şunlar bildirilir:

•Arayan kişinin isim ve telefon numarası 

• Olay yeri ve açık adresi

• Olayın kısa tanımı

•Hasta sayısı ve durumu

• İlk yardım uygulaması yapılmışsa yapılanlar

İlk yardımda önemli olan ilk önce ortaya çıkan hastalığın tespiti yapılmalıdır örneğin bir kalp krizi mi iç kanama mı olduğu tespit edilmeli ona göre ilk yardım yapılmalıdır. 



İlk Yardım Nasıl Uygulanır?

İlk yardım uygulamaları hastanın durumuna ve kazanın durumuna göre değişkenlik gösterebilir. 

 BİR YARALANMA DURUMUNDA NELER YAPMALIYIZ?

- Öncelikle hastanın bilinci kontrol edilmeli

- Yaşam belirtileri varsa onlar kontrol edilmeli

- 112 acil aranıp hasta hakkında bilgi verilmeli 

- Bilinci açıksa hastanın hareket etmemesi sağlanması 

- Herhangi bir tehlike söz konusu ise düz pozisyonda yerleştirilir 

- Özellikle baş-boyun bölgesi çok hareket edilmemelidir 

- Eğer ilk yardım sertifikası ve ilk yardım hakkında bilgili birisi varsa yaralanama bölgesine en yakında buluna temiz bir bez ile bastırılmalı kanama en aza indirilmelidir. 




İhtişamlı Tavus Kuşu

 Fabl  Adımları Tema:   Açgözlülük   Verilmek istenen mesaj:   Açgözlülük, insanın sahip olduklarını çoğaltmaktan ziyade elindekilerini değe...