11 Kasım 2024 Pazartesi

BİR BOŞLUK

 BİR BOŞLUK

 Bugün Montaigne’in “Denemeler” kitabında “Yalnızlık” adlı sayfa 31-35 arasında geçen hikayesi hakkında düşüncelerimi paylaşacağım.

Bana sorarsanız, yalnızlık deyince insan aklına yanında kimse olamaması toplumdan uzak olmak gelir.Lakin yalnızlık sadece bu değildir.İnsanın iç dünyasında boşluk hissi olması belkide dış dünyadan kopmak.Yalnızlık,insanın içsel dünyasına dair derin bir düşünce keşfidir.İnsan yalnızken kendisiyle ve düşünceleriyle yüzleşir bi bakımdan insan kendisini tanır.Bu da insanı daha anlamlı daha derin yaşamaya sürükler .Her insan açısından söylemek mümkün değildir. Bazı insan yalnızken daha anlamlı yaşamak yerine kendisiyle yüzleşince başka bir insana dönüşür, hayatını değiştirir.

Bence yalnız kalmak insana iyi gelir.İnsan kendisiyle vakit geçirme fırsatı bulur.Hayatının planını çizmesi, bir takim parçaları yerine oturtmasını sağlar yalnızlık.İnsanın  kendi düşünceleri berraklaşır ve bu insanın daha iyi düşüncelerini görme şansı sağlanır.

Yalnız yaşamak veya yalnız kalmak derken de aşırıya kaçmamak gerekir.Herşeyin fazlası zarardır neticede.İnsan sosyal bir varlıktır.İnsanın sosyal doğası göz ardı edilmemelidir.Belirli bir ölçüde insanlara iletişim halinde olmalıdır.Yalnız insan ruh sağlığı için faydalı olabilir ancak yalnızca sosyal ilişkilerle dengelenmelidir. Bu dengenin sağlanması çok önemlidir.

Başlığı bu şekilde koyduğuma bakmayın sadece okuyucuyu düşündürsün diye başlığı bu şekilde koydum.Oysaki yalnızlığı sadece “Bir Boşluk”adı altında inceleyemeyiz.Bir boşluktur ama ne boşluğu bir insan topluluğunun olmadığı hiç kimse anlamında bir boşluk mu? Bir içsel duygu olarak boşluk hissi mi?

İşte okuyucunun bunu düşünmesini bunun ayırtını yapmasını amaçladım.Sizi de düşündürebildiysem ne mutlu bana.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İhtişamlı Tavus Kuşu

 Fabl  Adımları Tema:   Açgözlülük   Verilmek istenen mesaj:   Açgözlülük, insanın sahip olduklarını çoğaltmaktan ziyade elindekilerini değe...