SEN VE BİZ SANATI
Yalnız senin baktığın pencere yoktur.Sadece tüm güzellikleri kedi bahçende zannetme. Bizim diyarımızda binbir baharı saklar.Bizim taraftaki pencereden bakınca da binbir baharı saklar.Sen ne kadar kendi sanatını aşılamaya, bizi kendi sanatımızdan yabancılaştırmaya çalışsanda biz alışagelmiş olan sanatımızdan vazgeçmeyiz .Biz bu coğrafyanın insanıyız eğer olurda sanatımızdan yabancılaşırsak dağda gezen ayaklar düz caddede incinir.
Sen mabedinde sana ait olan mozaiği arasın.Biz bize ait olanı ararız.Bizi duvarda gördüğümüz endamı yeten sülüs yazıları sarar ve bir parça yeşil çini ,kabartma tekniği ,sır üstü ile yapılan çiniler heyecan verir.
Sana bir balerinin raksı heyecan verirken bize bizim sanatımızın aynası olan, türk sanatını ayakta tutan heybetli bir zeybeğin toprağa diz vuruşu heyecan verir.
Senin sanatında orkestra sesleri hüzün uyandırır, bizim sanatımızda ıstırap çekenlerin acıklı nefesleri yani türkün tarih boyunca yakarışları, milletine olan bağlılığı ve gücü en hazin musiki yerine geçer.
Sen sanatına ait olan heykeli yabancı şehirde anlayarak süzersin bizim bize gurur veren köylünün kıvrılmayan beli ,çalışkan olması, taş gibi sapasağlam olması bizi temsil eder ve sembolümüz haline gelmiştir. Bunu da sizin sanatınıza yansıtacak bizim heykelimiz yerine geçer.
Biz başka sanat bilmeyiz, milli ve manevi değerlere sahip çıkarız. Bizim Anadolu’muz yazılmamış bir destan gibidir. Yaz yaz sığdıramazsın. İçinde bir sürü sanat barındırır. Biz kendi değerlerine sahip çıkmayan birisi ile ya da milletle aynı yoldan gidemeyiz. Ayrılıyor yolumuz!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder