26 Aralık 2025 Cuma

Öğretici Metni Edebi Metine Dönüştürme

TURİZMİN ŞEHRİ ANTALYA (öğretici metin)
——————————————————————————————————————————
      Türkiye’nin en çok bilinen şehirlerinden biri olan Antalya’ya hem kara yolu hem hava yolu ile kolaylıkla gidilebilmektedir. Eğer aracınızla giderseniz yol ortalama 8 saat 10 dakik sürerken uçak ile gitmeyi tercih ederseniz yol 1 saat 15 dakika sürmektedir. Antalya’nın iklimi yazları insanı çıldırtıp soğuk suya atlatacak kadar sıcak ve kurakken kışları ise ılık ve yağışlıdır. 
        “Attalos Yurdu” anlamına gelen Antalya, 2. Attalos tarafından kurulmuştur. Antalya, (o zamanki adıyla Attalia) Türklerin eline geçtikten sonra büyük bir gelişme göstermiştir. Geçmişten günümüze yapılan arkeolojik kazılarda Antalya’da 40 bin yıl önce bile insanların yaşadığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda Antalya’da gezilebilecek bir sürü yer vardır, örnek olarak masmavi durgun denizi, tertemiz ve bolca güneş alan sahili ve yemyeşil ağaçlarıyla Olimpos’u, çeşit çeşit evleri, üzerinde gemiler ve tekneler bulunan koyu mavi deniziyle Alanya’yı, daima güneş alan caddeleri ve caddelerinde bulunanrenk renk evleri ve ağaçlarıyla, insanı sakinleştiren deniziyle adeta mutluluk saçan Kaş’ı gösterebiliriz.
         Bazı insanlar Antalya’da golf, binicilik gibi etkinlikleri yapmayı tercih eder fakat bence bu tür etkinlikler zaten çoğu yerde kolaylıkla yapılabildiğinden Antalya’ya gittiğinizde rafting, yamaç paraşütü gibi aksiyonlu ve her yerde yapılamayan etkinlikleri yapmak tatilinizi daha verimli kılacaktır. Oldukça etkileyici bir kültüre sahip olan 
           Antalya’da keşkek, tahinli kabak tatlısı, yanıksı dondurma, hamur dolması, haluşka gibi yiyecekleri çevrenizdeki birçok restoranda bulabilirsiniz. Hediye olarak ise dükkanlardan Antalya’yı simgeleyen magnetleri, yörük halıları, organik zeytinyağlı sabunları alabilirsiniz. Konaklama içinse Antalya’da bulunan Viking Suite Hotel, Adalya Elite Lara, Regnum Carya gibi otelleri tercih edebilirsiniz. 
——————————————————————————————————————————


  ——————————————————————————————————————————
BİR GEZGİNİN SOHBETİNDE “ANTALYA” (edebi metin) 
——————————————————————————————————————————
Antalya'ya ilk kez geldiğimde, yolculuğun kendisi bile bir önsöz gibiydi. Uçaktan aşağı süzüldüğüm o kısa bir saatlik yol sanki beni başka bir iklime değil de başka bir diyara indiriyordu. Sonradan öğrendim ki buraya kara yoluyla gelenler için yol daha uzun, yaklaşık sekiz saat sürüyormuş ama inanın bana hangi yoldan gelirseniz gelin Antalya sizi aynı sıcaklık ile karşılıyor. Öyle bir sıcaklık ki yazın insanı serin masmavi sulara çağıran, kışın ise üşütmeyen, yumuşak bir dokunuş gibi. Gözlerimle ilk temasım denizle oldu. Durgun ama derin, masmavi ama gizemli. O an anladım ki burada görmek sadece bakmak değil; görmek hissetmek demekti. Rehberim bana buranın adının bir zamanlar "Attalos Yurdu" anlamına gelen Attaleia olduğunu söylediğinde tarih bir anlığına gözlerimin önünde canlandı. II. Attalos'un kurduğu bu şehir, Türklerin eline geçtikten sonra büyümüş, gelişmiş ve bugüne kadar gelmiş. Hatta yapılan kazılarda, burada insanların 40 bin yıl önce bile yaşadığını öğrendiğimde, bastığım toprağa daha dikkatli, içim sızlaya sızlaya basar oldum. Gezdikçe şehir farklı yüzlerini gösterdi bana. Olimpos'ta dağlar denize yaslanmıştı, sanki yorgun bir dev dinleniyordu. Sanırsınız ki Antalya'nın ikizi Alanya'da deniz maviye boyanmış, üzerinde gemiler duruyordu. Ağaçların gölgesiyle denizin serinliği insanın içine bir huzur bırakıyordu. 
    Bazı insanlar buraya golf oynamaya ya da ata binmeye geliyorlardı. Ben ise rafting yaparken suyun yüzüme çarpmasını, dalgalarla oyun oynamayı seviyordum. Antalya bana her yerde yapılabilecek şeyleri değil sadece burada yaşanabilecek heyecanları öğretti.
      Antalya'nın akşam sofraları ayrı bir yolculuktu; keşkek, tahinli kabak tatlısı, yanık dondurma... Her lokmada başka bir hikaye vardı. Esnaf dükkanlarından aldığım magnetler, yöresel halıları ve zeytinyağlı sabunlar valizime değil, hafızama bir bir kazındı.

Şimdi bana birisi "Antalya nasıl bir yer?" diye sorsa ona;

Orası, gözlerin gördüğü kalbinde inandığı bir şehir.


13 Aralık 2025 Cumartesi

DENEME- TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANALİZİ

 Öncelikle belirtmem gerekir ki hastalığımdan dolayı deneme olduğu gün okula gelemedim. Ama bir gün sonra kitapçığı yanıma alıp evde aynı deneme süresi boyunca adil şartlarda çözdüm.

25 D                 Netlerim bu şekilde geldi. Öncelikle yanlış yaptığım sorulara bakalım :

4 Y                    A kitapçığı 12. soruyu yanlış yapmışım. Soruda bahsedilen hece ölçüsü, kafiye düzeni

1 BOŞ                kafiyelerin bulunuşu ve redifler. Soruda yarım olarak bulduğum kafiye yarım kafiye değilmiş tam kafiyeymiş. Buda beni yanlış cevaba yönlendirmiş. Aslında kafiye ve redif bulma konusunun bende oturduğunu düşünüyordum dikkat hatasıyla bu soruyu yanlış yaptığımı düşünüyorum. 

A kitapçığı 11. soru da yanlış. Soruda bahsedilen sözlü gelenek ürünleri. Masallarımızın, halk ozanlarımızın şiirlerinin ve anlatılarının sözlü geleneğimize ait olduğunu biliyordum. Zaten bu şıklar elediğim şıklardı. Fakat meddah kelimesini daha önce duymadığımdan ve Leyla ve Mecnun ‘ un mesnevisini sözlü edebiyat geleneğimizden olarak aldığımdan hata yaparak soruyu yanlış çözdüm. Aslında meddah kelimesini bilmediğim için soruyu boş bırakmam gerekirdi.

A kitapçığı 24. sorum yanlış. Soruda bahsedilen tek şey şiirdeki redifleri bulmak. Yani aynı görevde olarak kullanılan ekler veya sözcükler. Benim işaretlediğin şık sadece “düştü” kelimesinin olduğu şık fakat -ine ekide aynı görevde kullanılmış olup redif yerine geçmekteymiş. Bunu kafiye olarabk aldığımdan ötürü bu sorumda bilgi eksikliğimden kaynaklanmıyor.


A kitapçığı 30. sorum yanlış. Soruda bahsedilen türkülerin içerik özellikleri. Aslında okuduğunu anlama bir paragraf sorusu bu soru çünkü bilgiye dayalı değil yukarıdaki metne göre hangisine değinilmemiştir kalıbıyla sorulan bir soru. Bu da okuduğumu anlama ve dikkat eksikliğinden kaynaklanan yanlış yaptığım bir soru.

Yanlış yaptığım sorular bu kadardı bir boş sorum var ona bakalım:

A kitapçığı 27. sorum yanlış. Soruda bahsedilen aşık edebiyat sanatçısı. Bu soruda tamamen bilgisizliğimden kaynaklanan bir soru oldu. Şıklarda yazan Dadaloğlu, Köroğlu gibi sanatçılardan hiç haberdar değildim. Yanlış çıkmasını riske atmayarak boş bıraktım.

Diğer kalan 25 sorumda doğru. Diğer sorularda yanlış yapmamı dikkat hatası olarak görüyorum çünkü doğru yaptığım soruların arasında bilgi içeren çok soru var bunları doğru yapabildiysem bilgi eksiğim olduğunu düşünmüyorum.


6 Aralık 2025 Cumartesi

Kar Şiiri

 



               Kar 

Kardır yağan üstümüze geceden,                                                   

Yağmurlu, karanlık bir düşünceden, 

Ormanın uğultusuyla birlikte

Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte

Kar yağıyor üstümüze, inceden.


Sesin nerede kaldı,  her günkü sesin ,

Unutulmuş güzel şarkılar için

Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,

Rüzgâr gibi ta eski Anadolu’dan

Sesin nerede kaldı? Kar içindesin!


Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!

Uyandırmayın beni, uyanamam.

Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,

Allah aşkına, gök, deniz aşkına

Yağsın kar üstümüze buram buram…


Buğulandıkça yüzü her aynanın  

Beyaz dokusunda bu saf  rüyanın       

Göğe uzanır – tek, tenha – bir kamış

Sırf unutmak için, unutmak ey kış!

Büyük yalnızlığını dünyanın. 

                                                                   Ahmet Muhip Dıranas, Şiirler                  

Şiirin Konusu: 

Kar yağışının sakinliği temelinde yarattığı duygusal atmosfer anlatılmıştır.Şair karın sakinliğine benzetme yaparak kendi yalnızlığını şiirine aktarmıştır.

Şiirin Teması:Yalnızlık , Özlem

Metnin yazılma amacı: Duygusal bir seven üzerinden şair kendi yalnızlığını okuyucuya aktarmıştır.

Şiir ve şair ilişkisi: Ahmet Muhip Dıranas, hakkına biraz araştırma yapıldığında Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin saf şiir anlatımına mensup olduğu bilgisine ulaşılmaktadır. Dıranas’ın lirizmi Şiiri melankolik bir havaya sokmuştur. Üzüntü ,umutsuzluk ve yalnızlık hisleri şairin melankolik havasıyla desteklenmiştir.

Şiir evrensel bir yapıya sahiptir. Çünkü şiir her insanın yaşayabileceği duyguları işler yani kısacası insani değerleri ele alır. Kültür fark etmeksizin bir sürü kişiye hitap eder.

Bu şiirin ben de uyandırdığı duygu, imge ve İmge ve düşünceler ile desteklenmiş yalnızlık temasında ki imgelerdir. Örneğin karanlıktan bahsedilmesi ve gecenin konu edilmesi bana okurken içsel bir boşluk hissettirdi.Bu tür şiirlerde okuyucuya yalnızlık duygusunu hissettirilmesi önemlidir.kar zamanı durdurur hareketi dondurken Bu durgunluk içinde şair içindeki ruh hali bize aktarır. Yani yalnızlığı oldukça yoğun işler. Karın karın yarattığı sessizlik şairin iç dünyasını sessizliğine benzetilmiştir.




İhtişamlı Tavus Kuşu

 Fabl  Adımları Tema:   Açgözlülük   Verilmek istenen mesaj:   Açgözlülük, insanın sahip olduklarını çoğaltmaktan ziyade elindekilerini değe...